HAZRETİ HAMZA'NIN İMANI

İslâmın baş düşmanlarından Ebû Cehil, bir gün Hazreti Resûlüllah'ı tenha bir yerde buldu, bir hayli hakaret ettikten sonra hırsını alamayarak başına taşla vurup yardı. Resûlüllah'ı, başının kanlar içinde eve gitmekte olduğunu gören bir Müslüman kadın oturup sokak ortasında ağlamaya başladı.

Hazreti Hamza, o zamana kadar henüz İslâmiyeti kabul etmemişti. Sokaktan geçerken bir kadının ağlamakta olduğunu görüp, niçin ağladığını sordu. Kadın gördüklerini ona bir bir anlattı. Kadını sonuna kadar dinleyen Hazreti Hamza, doğru Ebû Cehil'in bulunduğu meclise gitti. Hazreti Hamza, pehlivan yapılı ve cüsseli bir vücuda sahipti. Onun heybetinden herkes korkar ve saygı duyardı.

Ebû Cehil, Hamza'nın geldiğini görünce şüphelendi ve korkuya düştü. Çünkü Hazreti Hamza'nın yüzü gülmüyordu. Doğru, yaptıklarını avenelerine böbürlenerek anlatan Ebû Cehil'in üzerine yürüdü ve elindeki yayıyla vurmaya başladı. Bir hayli hırpaladıktan, hatta başını kanlar içinde bıraktıktan sonra:

— Bundan böyle Muhammed'e bir kötülük yapayım demeyiniz. Her kim ona bir kötülük yaparsa karşısında beni bulur, dedi.

Oradan ayrıldı.

Ebû Cehil'e niçin Hamza'ya karşı koymadığını sorduklarında, o:

— Sakın ha dokunmayın, bizim tarafımızda bir o kaldı. O da giderss İslâmiyet bir misli daha kuvvetlenir ve biz zarar ederiz, diyor avenelerine...

Ona karşı koymamaları için sık sık tenbihte bulunuyordu. Hazreti Hamza, Ebû Cehil'i kanlar içinde bırakıp doğru Resulüllah'ın yanına vardı ve:

— Ya Muhammed! Hiç üzülme, senin intikamını ondan daha fazlasıyle aldım, dedi.

Resûlüllah'tan:

— İyi etmişsin, diyeceğini bekliyordu. Peygamber Efendimiz:

— öyle yapmakla eline ne geçti? dedi. Hazreti Hamza:

— Benim böyle yapmamdan memnun olmadın mı yoksa? diye sorunca Efendimiz:

— Hayır! Beni memnun etmiş sayılmazsın, diye cevap verdi. O:

— Öyle ise seni ne memnun eder? Ben senin düşmanının başını yardığım halde memnun olmuyorsun, dedi.

Resûlüllah (s.a.v.):

— Beni senin İslâmiyeti kabul etmekliğinden başka hiçbir şey memnun etmez. Ancak sen hidayeti kabul edersen beni memnun edersin, deyince, Hazreti Hamza:

— Ya Muhammed! öyle ise bana îslâmiyeti anlat, ben Müslüman olacağım, dedi.

Peygamber Efendimiz, Şehadet getirdi, o da beraber «Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh» deyip İslâmiyeti kabul etti.

* * *

Index'e dön --- Sonraki hikâye