PADİŞAHIN BİLMECESİ

İstanbul'da Dördüncü Murat zamanında, Müneccim Kuyusu adıyla bilinen bir kuyu vardı. Bu kuyuyu Ali Kuşçu ismiyle maruf bir müneccim, yıldızları incelemek için yaptırmış ve derinliği 150 kulaç idi. Ali Kuşçu öldükten sonra o zamanın ilim adamları: — Bu kuyu hangi memlekette olsa o memleketi veba istilâ eder, diyerek zamanın padişahı Dördüncü Murat'tan, kuyunun doldurulmasını istediler. Dördüncü Murat ilk zamanlar pek kuyunun doldurulmasına taraftar değildi. Fakat Ali Kuşçu da vefat edince doldurulması için Müftü Yahya Efendi'nin fikrini sormak ister ve eski harflerle üç kelimelik bir yazı yazıp gönderir. Fakat Padişah yazdığı yazının hareke ve noktalarını koymadığı için, Müftü Yahya Efendi yazıyı okuyamaz ve:

— Herhalde padişahımız bir bilmece göndermiş diyerek, yazıyı o yönde okumaya çalışır. Bir türlü içinden çıkamayınca da zamanın bütün ilim ve fen adamlarını davet ederek bu bilmeceyi çözmelerini rica eder. Toplanırlar, fakat bir türlü ne olduğunu anlayamazlar, «severnaduh yaklamı, taklamı, baklamı, saklamı» gibi acaip kelimeler uydurmaya çalışırlarsa da bir türlü de içinden çıkamazlar. O sırada kapıcı da onların bu perişanlıklarını görüp kapıdan başını içeri sokarak:

— Sultanım! Şu kelimelere her biriniz, «severduh, şevirsadih, yaklamı, saklamı» deyip duruyorsunuz. Mübarek izniniz olursa, padişahımızın şu mübarek yazısını yüzüme sürüp bir de ben görsem, der.

Müftü Yahya Efendi:

— Şu rasadı yıkalım mı buyurmuşlar, bilmem bilmece midir, deyince hepsi şaşırırlar ve Yahya Efendi:

— Bre kapıcı Allah senden razı olsun, biz kelime noktasız olduğundan bir türlü okuyamıyorduk. Bre Haseki Ağayı çağırın haber götürsün, deyip eline kalemi alarak:

— Padişahım o talihsiz Müneccim Ali Kuşçu'nun, can kuşu uçmakla cennette karar kılmıştır. Bu dünyadaki yeri olan rasad adındaki gayya kuyusunu toprakla doldurasız, diye fetva verir ve Müneccim kuyusu kısa zamanda toprakla doldurulup yerle bir edilir.

* * *

Index'e dön --- Sonraki hikâye