Kaç çeşit şefaat vardır?

Kabirden önce, Resûlullah üzerinde Cennet elbisesi ile kalkacak. Burak üzerinde elinde livâ-ül-hamd isimli bayrakla mahşer yerine gidecek, Peygamberler ve bütün inananlar bu bayrağın altında duracak, hepsi, beklemekten çok sıkılacak, önce peygamberlerden Âdem, sonra Nûh, sonra İbrâhim, Mûsâ ve Îsâ'ya gidip, hesâba başlanması için şefâ'at etmelerini dileyeceklerdir. Her biri, birer özür bildirerek, Allahü teâlâdan utandıklarını söyleyecekler, şefâ'at edemeyecekler, Resûlullaha gelip yalvaracaklardır. Önce, onun ümmeti, Sırât'tan geçip Cennete girecektir. Sonra bütün peygamberler şefâ'at edecektir. (Buhârî) Peygamber efendimizin şefâ'ati şöyle olacak:
1
- Makâm-ı Mahmûd şefâ'atı ile, herkesi mahşerde beklemek azâbından kurtaracak.
2
- Çok kimseyi hesapsız Cennete sokacak.
3-
Azâb çekmesi lâzım olan mü'minleri azâbdan kurtaracak.
4- Günâhı çok olan mü'minleri Cehennemden çıkaracak.
5-
Sevâbla günâhı eşit olup, A'râf'ta bekliyenlerin Cennete gitmelerine şefâ'at edecek.
6-
Cennette olanların derecelerinin yükselmesine şefâ'at edecek. Şefâ'at ile hesaptan kurtardığı yetmiş bin kimsenin her birinin şefâ'atleri ile de, yetmişer bin kişi sorgusuz, suâlsiz Cennete girecektir.
Şefâ'at beş türlüdür
1-
Mahşer yerinde, çok uzun beklemekten usanan günâhkârlar, feryad ederek, hesâbın bir ân önce yapılmasını isteyecekler. Bunun için şefâ'at olunacak.
2-
Suâlin ve hesâbın kolay ve çabuk olması için, şefâ'at edilecek.
3-
Günâhı çok olan mü'minlerin, Sırât'tan Cehenneme düşmemeleri için şefâ'at olunacak. 4- Günâhı çok mü'minleri Cehennemden çıkarmak için şefâ'at olunacak.
5- Cennette sayısız ni'metler olacak ve sonsuz kalınacak ise de, sekiz derecesi vardır. Herkesin derecesi, makâmına, îmânına ve ameline göre olacak. Cennettekilerin derecelerinin yükselmeleri için de şefâ'at olunacaktır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: (Peygamberlerin sonuncusu gibi bir şefâ'atçı olmasaydı, bu ümmetin günâhları kendilerini helâk ederdi. Bu ümmetin günâhları çok ise de, Allahü teâlânın af ve mağfireti de sonsuzdur. Allahü teâlâ, bu ümmete af ve mağfiretini o kadar saçacak ki, geçmiş ümmetlere böyle merhamet ettiği bilinmiyor. 99 rahmetini, sanki bu günâhkâr ümmet için ayırmıştır. İkrâm, ihsân, günâhkârlar içindir. Allahü teâlâ, af ve mağfiret etmeyi sever. Günahı çok olan bu ümmet kadar af ve mağfirete uğrayacak hiçbir şey yoktur. Bunun için, bu ümmet, ümmetlerin en hayırlısı oldu. Bunların şefâ'atçileri olan Peygamberleri, peygamberlerin en üstünü oldu. Furkân sûresi, 70. âyetinde meâlen, (Allahü teâlânın, günâhlarını iyiliklerle değiştireceği kimseler, onlardır. Onun mağfireti, merhameti sonsuzdur.) buyuruldu.) [C.2, m.3] Diğer insanların şefâ'ati Allahü teâlânın rahmeti o kadar çok ki, peygamber, âlim, evliyâ, şehid gibi üstün kimseler haricinde, ba'zı müslümanlar da şefâ'at edecektir. Hadîs-i şerîftlerde buyuruldu ki: (Bir kimse, ameline göre birkaç kişiye şefâ'at eder.) [Tirmizî] (Bir Cehennemlik, bir Cennetliğe "Dünyada sana su vermeştim. Şimdi sen de bana şefâ'at et" der. O da Allah'ın izni ile şefâ'at edip onu Cehennemden kurtarır.) [Deylemî] (Küçük çocuk ana-babasına şefâ'at eder, onları Cennete çeker.) [İbni Mâce] (Bir kişinin şefâ'ati ile Temim oğullarından daha çoğu Cennete girecektir.) [İbni Mâce] (Kur'ân, akrabâ, emânete riâyet eden, Peygamberiniz ve din kardeşleriniz şefâ'at edecektir.) [Deylemî] (Bir kimse, bir mü'mine bir iyilik yapınca, Allahü teâlâ bu iyilikten bir melek yaratır. Bu melek, hep ibâdet eder. İbâdetlerinin sevâbları buna verilir. Bu kimse ölünce, bu melek, nûrlu ve sevimli olarak bunun kabrine gelir. Meleği görünce neş'elenir. "Sen kimsin?" der. "Ben, falancaya yaptığın iyilik ve onun kalbine koyduğun neş'eyim. Allahü teâlâ beni bugün seni sevindirmek ve sana şefâ'at etmek ve Cennetteki yerini sana göstermek için gönderdi" der.) [Tergîb]

| BAŞA DÖN |